1. "Ben Türkiye'nin en güçlü medya grubunun en tepesindeki adamlardan biriyken, en fazla maaş alan adamlardan biriyken, 2009'da bir sabah kalktım niye istifa ettim? Herkes bu soruyu bir düşünsün. Çünkü insanın bir aydınlanma süreci var... Bizde geçmişte kandırılmış olabiliriz. Biz de geçmişte gözümüz kapatılmış, yanlış bilgilerle bezenmiş, yanlış düşmanlıklar edinmiş, yanlış bilgilerle bezenmiş olabiliriz... Çok açık söyleyeyim, bugün Recep Tayyip Erdoğan için ölmek gerekirse ben ölürüm."

  2. "17 Aralık tarihinde yapılan operasyon dosyasında, şahsımı rencide edecek veya izah edemeyeceğim hiçbir husus yoktur. Ancak Sayın Başbakan'ın, istediği bakanla çalışmak veya istediği bakanı görevden almak en tabii hakkıdır ve yetkisidir. Fakat, rüşvet ve yolsuzluk ifadelerinin bulunduğu bir operasyon sebebiyle 'İstifa ediniz ve beni rahatlatacak deklarasyon yayınlayınız' şeklinde tarafıma baskı yapılmasını kabul etmiyorum. Bugün bize iki metin gönderildi. Bir tane istifa metni, bir tane de deklarasyon metni. Ben tabii ki partimi rahatlatmak isterim fakat böyle bir durumda bu işin yanlış olduğunu ifade ediyorum. Çünkü, soruşturma dosyasında var olan ve yasalara uygun olarak onaylanan imar planlarının büyük bir bölümü Sayın Başbakan'ın talimatıyla yapılmıştır. Bu nedenle Bakanlık'tan ve milletvekilliğinden istifamı açıklıyorum. Sayın Başbakan'ın istifa etmesi gerektiğini ifade ediyor, yüce milletimize saygılar sunuyorum."

  3. "Yani hükümet, bakalım sürece ilişkin nasıl adımlar atacak? Basit, gözle görülür, Kürtleri tatmin edecek ve taleplerini karşılayacak adımlar olursa BDP ve HDP de buna (Erdoğan'ın olası cumhurbaşkanlığı adaylığına) ilişkin önemli kararlar alabilir. Ama şu aşamada destekleriz ya da desteklemeyiz diye bir şey söylemek pek doğru değil."

  4. “Bu davalar ortaya çıktığında siyasi bir dava olduğunu, bir kumpas kurulduğunu ve herkesin mağdur edildiğini ilk günden beri biz söyledik. O zaman ‘Ben bu davaların savcısıyım’ diyerek sahiplenmişti, arka çıkmıştı. O zaman Başbakan olarak da biliyordu bu delillerin sahte olduğunu. Bunların özel üretilmiş deliller olduğunu en iyi kendisi biliyordu. Siz bir davanın savcısıysanız, o dosyayla ilgili en önemli bilgiler sizde demektir. Şimdi boş yere timsah gözyaşları dökmesin, inandırıcı değil. Orada mağdur olan insanların hiçbirinin hakkını helal edemeyeceği konumdadır. O dönemin Başbakanı olarak bu mağduriyetin yaratılmasının birinci derece sorumlusudur. Er ya da geç bu konuda o da tarih önünde hesabını verecektir.”