1. “Emekli orgenerallere ait ses kayıtları ortaya çıktı. Aman Allah’ım neler konuşmuşlar, neler söylemişler. Allah’a çok şükür ediyorum ki Türkiye bunların zamanında bir savaşa falan girmemiş. Yoksa bunların savaşacak halleri yok. Askerlikten başka her şeyi yapmışlar. Siyasetle uğraşmışlar, darbelerle uğraşmışlar. Bizi biz yapan bunlarla mücadele etme noktasıdır.”

  2. "Türkiye'nin darbecileri kulağından tutup, yargının karşısına çıkarma sürecindeki en önemli isimlerden biri Savcı Zekeriya Öz. Ergenekon operasyonunu yapma cesaretini gösteren yürekli bir savcı o. İtalya'da Gladio operasyonunu gerçekleştiren savcı Felice Casson neyse Türkiye'de Zekeriya Öz o. İtalya'da Temiz Eller operasyonunu yürüten savcı Di Pietro neyse Zekeriya Öz de işte o."

  3. "Yolsuzluk ve rüşvetle mücadele bayraktarı Öz bir davada iki ortağın da aynı şeyi yaptıkları halde birinin beraat edip birinin de istenen bağışları vermediği için hapse tıkıldığını anlatmış olabilir. Beraat eden işadamının istenen yerlere istenen bağışları yaparak kurtulduğunu anlatmıştır Sarıgül'e savcı Öz. Rüşvetle bağışın tek farkının bireysellik ve kurumsallık farkı olduğunu anlatmıştır."

  4. "Savcı Zekeriya Öz'ün kameraların ışıkları altında gövde gösterisi yaparak İstanbul Emniyeti'ne gittiği anı kast ediyorum. Zekeriya Öz'ün orada polislere, 'örgüt şeması' çizdirmek için talimat verdiği söyleniyor. Örgütün tepesine de bir bakanı yerleştirmek suretiyle. Zekeriya Öz'e göre bir örgüt var bu örgütün lideri de kabinenin bir bakanı..."

  5. "Önce genel başkanımızı milletvekili yapmak istemediler. Sonra partimizi kapatmak istediler, arada, 'Balyoz', 'Ergenekon' diyerek darbe girişiminde bulundular. Yeni bir oyun; Ananas darbesi ile hükümeti düşürebileceklerini zanettiler. O ananaslar, başlarında patlayacak. Ananas darbesi yapmak, TÜSİAD'da tespih çekmeye benzemez"

  6. “Bu davalar ortaya çıktığında siyasi bir dava olduğunu, bir kumpas kurulduğunu ve herkesin mağdur edildiğini ilk günden beri biz söyledik. O zaman ‘Ben bu davaların savcısıyım’ diyerek sahiplenmişti, arka çıkmıştı. O zaman Başbakan olarak da biliyordu bu delillerin sahte olduğunu. Bunların özel üretilmiş deliller olduğunu en iyi kendisi biliyordu. Siz bir davanın savcısıysanız, o dosyayla ilgili en önemli bilgiler sizde demektir. Şimdi boş yere timsah gözyaşları dökmesin, inandırıcı değil. Orada mağdur olan insanların hiçbirinin hakkını helal edemeyeceği konumdadır. O dönemin Başbakanı olarak bu mağduriyetin yaratılmasının birinci derece sorumlusudur. Er ya da geç bu konuda o da tarih önünde hesabını verecektir.”