1. "Sevgili dostlar, ne güzel değil mi? Bu ülkede insanlar evine ekmek götürebilmek, çocuklarını okutabilmek için sabahın köründe yollara düşüyor, hükümet fındık üreticisine 'Ne halin varsa gör' diyor, Başbakan şehit aileleri için 'Şimdi onları mı dinleyeceğim' buyuruyor, memura gelince herkesin eli titriyor ama Ofer'e olunca 'herkes tek tek dinleniyor, ülkenin kaynakları ve imkânları' imar planı değişikliğine varıncaya kadar seferber ediliyor... Sevgili dostlar, son beş yılda özellikle AKP iktidarı döneminde belediyelerde yapılanları, transfer edilen toprak-imar rantını görünce artık isyan ediyorum. Bu kadar kör göze parmak, bu kadar adam kayırma, bu kadar açık ve herkesi aptal yerine koyan sermaye transferi olmaz..."

  2. “yaşadığımız topraklar üzerinde süratle gelişen bir ekonomik aktivite var. Evet, buraya para geliyor. Evet, her şey-her yer satılıyor ama olan bitenin adı ekonomik gelişim değil. Topraklarımız üstünde “dilsiz, dinsiz, ırksız” yeni bir Roma tesis ediliyor. Bu noktada her Türk vatandaşına düşen tercihini yapmak; ya Romalı olmayı tercih edip, yeni yapıda şansını deneyecek veya Türkiye Cumhuriyeti’nin tasfiye edilmesine karşı çıkıp kendinin olana sahip çıkma savaşımıza katılacak.”

  3. “Türkiye 2003-2007 arasında ‘çok ağır darbe yedi’. Bütün telekomünikasyon şirketleri, bankaları, ağır endüstriyel tesisleri, limanları, tersaneleri satıldı. Şimdi asıl iş ‘yeni bir milli irade tesis’ ederek, bu süreci tersine çevirmek ve Türkiye’nin ‘tasfiyesine her alanda dur’ diyerek, buraları mutlaka geri almak!”

  4. "Ben yola çıkarken Hopa’da adam öldüğü, bir başkasının ağır yaralandığı haberini okuyordum. Nedir, nedendir, Türkiye’de “siyaset” denince böyle bir şey anlamak gerekir? Ortalık kan revan içinde kalmadıkça siyaset siyaset olmaz? Birileri bununla AKP’ye oy kaybettireceğini umuyor herhalde."

  5. "Böyle bir ülkede acaba hangi siyasi hareket ‘sol’ adını almayı hak eder? Herhalde sistemi aynen bu şekliyle sürdürme peşinde olanlar değil. Aksine sistemin mağdur ettiği kesimlerin haklarını arayarak ve onların taleplerine dayanarak sistemi değiştirmeye çalışanları ‘solcu’ kabul etmek durumundayız. Böyle bakıldığında AKP ve BDP’nin tarihsel bir perspektifte bugünün siyasi yelpazesindeki sol kanadı oluşturdukları açıktır. "

  6. "Bu tartışmalar benim için bıkkınlık getiriyor. Belli bir kesim tarafından ezelden beri bir korku salındı. 2002 yılından beri AK Parti Türkiye'yi yönetiyor. 11 yıldır yönetimde olan bir iktidar var bir müdahale oldu mu yaşam tarzlarına, olmadı. Bazı kesimler bir takım insanlarda bu kaygıların bitmesini istemiyor. Daha önce milyonların hayat tarzlarına müdahale ediliyordu şimdi öyle bir durum yok."

  7. "Yani hükümet, bakalım sürece ilişkin nasıl adımlar atacak? Basit, gözle görülür, Kürtleri tatmin edecek ve taleplerini karşılayacak adımlar olursa BDP ve HDP de buna (Erdoğan'ın olası cumhurbaşkanlığı adaylığına) ilişkin önemli kararlar alabilir. Ama şu aşamada destekleriz ya da desteklemeyiz diye bir şey söylemek pek doğru değil."